15 Jul 2005 için Arşiv

Alti Ustu Tasarim

Temmuz 15, 2005

Sitesinde Mehmet dogan beyin yazisini okuyunca ben de bir seyler yazmak istedim. Oncelikle kendisine gelen maillere deginirsek, Turkiye’de 2 yaklasim var; birincisi turkler bir bok yapamaz inanci ve batiyi gozlerinde buyutme meraki, ikincisi ise bazen benimde farkinda olmadan yaptigim, eger guzel takdire sayan isler yapiliyorsa bunlari “aa ne guzel yapmislar” diyerek gecmek hicbir takdir mesaji birakmadan. Sitesinde yazdiklarina katilmayan 3-4 insan posta atiyorsa, sitesini sikca ve begeniyle izleyen yuzlerce de sessiz kisi var ama takdir etmeyi bilmedigimiz icin yazar sadece negatif geri donusleri okuyor.

Telekinetik maymun yazisindan sonra dusundum ve bu teknolojinin kullanilacagi alanlar icinde bilgisayarlarla direkt iletisim kurulmasi cok olasi, sesle iletisim yillardir deneniyor ve hala elle tutulur bir basari orani yok “bir cip taktirip :) ” acil windows, kapan windows demek gayet olasi olabilecek. Hatta ileride “cipli bilisimci” “sade bilisimci” kavramlari olucak ve cipliler daha yuksek maas alabilecek, ofislerde calisanlar IT calisanlarina “windows mavi ekran gosterdi dediginde cipli bilisimcimiz emin adimlarla dur bi de ben konusiim sununla” diyebilecek :) Aslinda saka gibi gorunse de yanlis hatirlamiyorsam engelli bir ingiliz bilimadami (biyoelektronik konusunda uzman) koluna taktirdigi bir cip ile labratuarindaki kapilari otomatik olarak yaklastiginda actirabiliyordu ve bunu ben iki yil once okumustum yanilmiyorsam.

Bir de yirtinip bir seyleri oturtmayi deniyenlerin karsilastigi direnc var, “burasi turkiye, imkanimiz bu, ya sev ya terket” mantigi. Hayir kardesim burasi turkiye ve su anki imkanlarinizla beni yetistirdiniz, benimde hedefim ulkem icinde ki imkanlari olabildigince arttirmak kendi cocuklarim icin. Belki akintiya karsi yuzuyorum ama en azindan umutsuzluk ve piskinlik icinde kaybolmuyorum.

Babam ben ilk interneti kullanmaya basladigimda bana “oglum amerikadaki sitelere cok baglanma, cok yazar veya birseye internetten bakiim dedigimde ama bugun pazar acikmidir ki” diyordu. Cok degil 4 yil sonra bugun bana hadi oglum bizim ofisede kablosuz ag kursana diye basimda, ben ya senin ihtiyacin yokki orada deyip agzini yokladigimda, nedenmis o diye savunabiliyor kendini. Demekki bunlarin hicbirinin aslinda “turkiye’nin durumu” ile ilgisi yok, hersey “kendini gelistirebilmek” ile ilgili.

O yuzden hic aldirmamak lazim “turkiyenin imkanlari bu”cularina. Birakalim onlar kendi imkanlarinda yurusunler biz yeni imkanlarimizi insa ederken, bize golge etmesinler yeter.

Alti Ustu Tasarim

Temmuz 15, 2005

Sitesinde Mehmet dogan beyin yazisini okuyunca ben de bir seyler yazmak istedim. Oncelikle kendisine gelen maillere deginirsek, Turkiye’de 2 yaklasim var; birincisi turkler bir bok yapamaz inanci ve batiyi gozlerinde buyutme meraki, ikincisi ise bazen benimde farkinda olmadan yaptigim, eger guzel takdire sayan isler yapiliyorsa bunlari “aa ne guzel yapmislar” diyerek gecmek hicbir takdir mesaji birakmadan. Sitesinde yazdiklarina katilmayan 3-4 insan posta atiyorsa, sitesini sikca ve begeniyle izleyen yuzlerce de sessiz kisi var ama takdir etmeyi bilmedigimiz icin yazar sadece negatif geri donusleri okuyor.

Telekinetik maymun yazisindan sonra dusundum ve bu teknolojinin kullanilacagi alanlar icinde bilgisayarlarla direkt iletisim kurulmasi cok olasi, sesle iletisim yillardir deneniyor ve hala elle tutulur bir basari orani yok “bir cip taktirip :) ” acil windows, kapan windows demek gayet olasi olabilecek. Hatta ileride “cipli bilisimci” “sade bilisimci” kavramlari olucak ve cipliler daha yuksek maas alabilecek, ofislerde calisanlar IT calisanlarina “windows mavi ekran gosterdi dediginde cipli bilisimcimiz emin adimlarla dur bi de ben konusiim sununla” diyebilecek :) Aslinda saka gibi gorunse de yanlis hatirlamiyorsam engelli bir ingiliz bilimadami (biyoelektronik konusunda uzman) koluna taktirdigi bir cip ile labratuarindaki kapilari otomatik olarak yaklastiginda actirabiliyordu ve bunu ben iki yil once okumustum yanilmiyorsam.

Bir de yirtinip bir seyleri oturtmayi deniyenlerin karsilastigi direnc var, “burasi turkiye, imkanimiz bu, ya sev ya terket” mantigi. Hayir kardesim burasi turkiye ve su anki imkanlarinizla beni yetistirdiniz, benimde hedefim ulkem icinde ki imkanlari olabildigince arttirmak kendi cocuklarim icin. Belki akintiya karsi yuzuyorum ama en azindan umutsuzluk ve piskinlik icinde kaybolmuyorum.

Babam ben ilk interneti kullanmaya basladigimda bana “oglum amerikadaki sitelere cok baglanma, cok yazar veya birseye internetten bakiim dedigimde ama bugun pazar acikmidir ki” diyordu. Cok degil 4 yil sonra bugun bana hadi oglum bizim ofisede kablosuz ag kursana diye basimda, ben ya senin ihtiyacin yokki orada deyip agzini yokladigimda, nedenmis o diye savunabiliyor kendini. Demekki bunlarin hicbirinin aslinda “turkiye’nin durumu” ile ilgisi yok, hersey “kendini gelistirebilmek” ile ilgili.

O yuzden hic aldirmamak lazim “turkiyenin imkanlari bu”cularina. Birakalim onlar kendi imkanlarinda yurusunler biz yeni imkanlarimizi insa ederken, bize golge etmesinler yeter.

Vazgeçtim

Temmuz 15, 2005

Sitemi wordpress te kendi sunucumda yayınlamaktan vazgeçtim, bunun sebeplerinden biri google’a bağımlı olduğu için blogger arama yapıldığında direkt çıkıyor, birde buraya tatil resimlerini koyduğum için (çoğu yüksek çözünürlüklü) oldukça yer kaplıyorlar ve hello’dan bunu yapmak daha kolay geliyor, hiç kendi yerimi harcamadan. WordPress gerçekten çok güzel gerek kategori özellikleri olsun gerekse tag imkanı olsun ama genede sayfamı seviyorum. Blogger’ın yakında kategorileri açacağına ve tag imkanı sunacağına inancım sonsuz :)